ÇOBAN; ‘’2009 YILINDA GÜNDEME BİZ GETİRDİK’’



Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal ÇOBAN, yaptığı yazılı açıklama ile Çimento Fabrikasının taşınma süreci hakkında bilgiler verdi.
Çoban, yaptığı açıklamada 2009 yılında Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi olarak gündeme getirdiklerini ve kimi zaman üretime ve istihdama karşı çıkmak gibi yorumlandığını vurguladı.

Çoban açıklamasında şu bilgilere yer verdi; ‘’Elazığ Çimento Fabrikasının şehir merkezinden taşınmasına ilişkin görüşmelerin resmî olarak açıklanmasını memnuniyetle karşıladım. Milletvekilimiz Sayın Semih Işıkver’in kamuoyuyla paylaştığı gelişmenin ardından Çimentaş’ın Kamuyu Aydınlatma Platformuna yaptığı bildirim, yeni tesis kurulması için ilgili kurumlarla görüşüldüğünü gösteriyor. Bu haber, yıllardır fabrikanın taşınmasını isteyen bizler için sevindiricidir. Ancak görüşmelerin başlaması, yeni yerin belirlendiği veya taşınma kararının bütün ayrıntılarıyla kesinleştiği anlamına gelmiyor. Şehrimiz şimdi haklı olarak bu görüşmelerin içeriğini ve yeni fabrikanın nereye kurulacağını öğrenmek istiyor.

Bu meseleyi ilk kez 2009 yılında Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi olarak gündeme getirdiğimizde, fabrikanın taşınmasını istemek kimi zaman üretime ve istihdama karşı çıkmak gibi yorumlanıyordu. Oysa biz en başından beri fabrikanın çalışmasını, insanların işini korumasını, çimento üretiminin Elazığ’da devam etmesini savunduk. İtirazımız, büyüyen şehrin içinde kalan ağır sanayi tesisinin konumunaydı. 2011’de imza kampanyalarıyla hemşehrilerimizin sesini duyurmaya çalıştık. 2012’de “Elazığ Altınova Çimento Fabrikası Durum Analiz Raporu ve Öneriler” başlıklı çalışmamızı hazırlayarak sağlık, çevre, tarım, su ve ulaşım meselelerini belgelerle ele aldık. 2014’te “Başbakana Sesleniş” çalışmasında aynı talebi yeniden dile getirdik.

2017’de Elazığ Sivil İnisiyatif Birliği çatısı altında farklı kesimlerle bir araya geldik; bakanlık düzeyinde görüşmeler yapıldı ve taşınma umudumuz güçlendi. O günlerde maliyetin belediyeye, dolayısıyla Elazığ halkına yüklenmesine itiraz ettik. 2018’de fabrikanın boşaltacağı alanın Millet Bahçesi ve kamusal yeşil alan olarak değerlendirilmesini önerdik. 21 Mayıs 2025’te “Çimento Fabrikası Artık Taşınmalıdır” çağrımızı yineledik; 25 Ağustos 2026’da ise yeni yerin aceleyle belirlenmemesi gerektiğini söyledik. On yedi yılın içinde umutlandığımız, beklediğimiz, aynı meseleyi yeniden anlatmak zorunda kaldığımız çok zaman oldu. Bugünkü gelişmenin benim için bir haberden daha fazlası olmasının sebebi budur.
Bu süreçte emek veren herkese teşekkür ediyorum. Sayın Valimizin, milletvekillerimizin, Belediye Başkanımızın, ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının, yatırımcı kuruluşun, sivil toplum temsilcilerinin ve basın mensuplarımızın katkıları değerlidir. Şehrimizin yıllardır beklediği bir mesele çözülürken kimin ne kadar pay sahibi olduğundan çok Elazığ’ın ne kazanacağına bakmalıyız. Aynı ilgiyi ve gayreti yeni yerin belirlenmesinde de görmek istiyoruz.

Şimdi cevap bekleyen sorularımız var: Yeni tesis için hangi alanlar incelendi? Herhangi bir yer üzerinde ön mutabakata varıldı mı? Tadım dâhil gündeme gelen seçenekler şehir merkezi, mevcut ve gelecekteki yerleşimler, tarım alanları, su kaynakları, hâkim rüzgârlar, hammadde sahaları ve ulaşım bakımından karşılaştırıldı mı? Varsa bu çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Aksaray’da yaşayan hemşehrimizin temiz hava ve sağlıklı çevre hakkı ne kadar değerliyse Tadım’da, Ballıca’da ve diğer yerleşimlerimizde yaşayanların hakkı da aynı ölçüde değerlidir.
Tadım seçeneğine ilişkin çekincelerimizi artık daha açık ifade etmek istiyorum. Tadım, şehirden kopuk, çevresinde yerleşim bulunmayan bir alan değildir. Yemişlik TOKİ konutları, Miyadun Mahallesi ve Güney Çevre Yolu’nun üst kesimlerinde bulunan villalarla yakın ilişkisi vardır; şehrin güneye doğru gelişebileceği bir bölgede yer almaktadır. Doğuda şehirle iç içe kalmış fabrikayı alıp güneyde yine konutların ve gelecekteki yerleşimlerin yakınına kurmak, yetmiş yıllık sorunumuzu başka bir adrese taşımak olacaktır. Mevcut fabrika kurulduğunda şehrin dışındaydı; bugün neredeyse merkezinde kaldı. Güney Çevre Yolu çevresinde ileride oluşabilecek konut ve ticaret alanları da düşünülürse Tadım’ın neden ciddi sakıncalar taşıdığını görmek zor değildir. Yerleşimlere uzaklık, imar planları ve hâkim rüzgârlar açıklanmadan bu alanın uygun olduğu söylenemez. Biz, mevcut bilgiler ışığında Tadım’a fabrika kurulmasını doğru bulmuyoruz.
Yeni tesis için Bingöl yolu, Maden ve Alacakaya çevresindeki hammadde kaynaklarına yakın, şehrin bugünkü ve gelecekteki yerleşim alanlarından uzak seçenekler de incelenmelidir. Bunların uygunluğu da elbette jeoloji, su, tarım, ulaşım ve çevre verileriyle sınanmalıdır. Üstelik mesele fabrika binasıyla bitmiyor. 1950’li yıllarda belirlenen hammadde sahalarının bir bölümü de büyüyen yerleşimlerle iç içe kalmıştır. Mahallelerden geçen ağır tonajlı kamyonların yol açtığı trafik, toz, yol bozulmaları ve kaza riski vatandaşlarımızın günlük hayatını etkiliyor. Talebimiz, şehir içinde kalmış fabrikanın ve yerleşimlerle çatışan hammadde ocaklarının faaliyetlerinin planlı biçimde sona erdirilmesi, üretimin uygun yeni sahalara taşınmasıdır. Kullanımı biten ocaklar ıslah edilmeli; çevresel ve zemin incelemeleri elverdiği ölçüde park, yeşil alan veya başka kamusal ihtiyaçlar için değerlendirilmelidir. Fabrikayı taşıyıp ocakları ve kamyon trafiğini olduğu yerde bırakırsak Elazığ’ın derdini tam olarak çözmüş olmayız.
Valiliğimizin ve ilgili kurumlarımızın öncülüğünde, Fırat Üniversitesinin, meslek odalarının, ticaret ve sanayi kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin ve yöre halkının görüşleri alınarak yer seçimi gecikmeden açıklığa kavuşturulmalıdır. Basın mensubu arkadaşlarımızdan da konuyu gündemde tutmalarını, soruları yetkililere yöneltmelerini ve uzmanların değerlendirmelerini hemşehrilerimizle buluşturmalarını rica ediyorum. On yedi yıl bekledik; artık daha fazla oyalanmak istemiyoruz. Fakat bu bekleyişin sonunda aceleyle yanlış bir yere karar verilmesini de kabul edemeyiz.
Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi olarak hazırladığımız “Elazığ Çimento Fabrikasının Yer Değişikliği: Mevcut Durum, Yer Seçimi ve Geleceğe Yönelik Öneriler Raporu”nu kamuoyunun değerlendirmesine sunuyoruz. On yedi yıldır istediğimiz, fabrikanın adresinin değişmesinden ibaret değildir: Üretim ve istihdam Elazığ’da kalsın; fabrika ve yerleşimlerle iç içe kalmış hammadde faaliyetleri uygun yerlere taşınsın; boşalan alanlar gerekli incelemelerin ardından şehrimize kazandırılsın. Çocuklarımız bir gün bu kararı hatırladığında “İyi ki vazgeçmemişler, iyi ki doğru yeri seçmişler” diyebilsin. Bir yanlışı düzeltirken başka bir yanlışın temelini atmayalım’’ dedi.
















