İbrahim Gök: “Acımız Taze, Dayanışmamız Baki”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. İbrahim Gök, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerin yüreklerdeki acısının tazeliğini koruduğunu belirtti.
“DEVLET VE MİLLET EL ELE VERDİK”
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen her bir vatandaşın kalbindeki sızının devam ettiğini belirten Gök, Türkiye’nin o dönem sergilediği dayanışmanın dünya medeniyetlerine örnek olduğunu belirterek; “53 bin 537 vatandaşımızı kaybettiğimiz o çetin imtihandan, devletimizin iradesi ve milletimizin muazzam dayanışma köprüsü sayesinde alnımızın akıyla çıktık.” dedi.
Av. İbrahim Gök’ün açıklaması şöyle;
DEVLET VE MİLLET OLARAK ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKMAYI BAŞARMIŞ BULUNUYORUZ
“6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli olmak üzere sırasıyla 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremi dokuz saat arayla yaşamıştık Etki alanı çok geniş olan ve ülkemizi derinden sarsan asrın felaketinin yıldönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yâd eder, bir daha böyle büyük felaketlerin yaşanmamasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederim.
Üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen 6 Şubat tarihli depremlerin her bir vatandaşımızın üzerindeki tesiri ve yüreğindeki acısı hâlâ tazeliğini korumaktadır. Depremlerin ardında bıraktığı acıklı hikâyeler, devletimizin ve milletimizin el ele vermesi suretiyle birer birer geride kalmış, depremzede vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldıkları problemler devletimizin iradesiyle giderek azaltılmıştır.
Asrın felâketi 11 ilde 120 bin kilometrekare alanda yaklaşık 14 milyon kişiyi etkilemiş; 53.537 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine ve 100 binden fazla vatandaşımızın da yaralanmasına sebep olmuş; depremler neticesinde son dönemlerde yaşadığımız en çetin imtihandan da şükürler olsun ki, devlet ve millet olarak alnımızın akıyla çıkmayı başarmış bulunuyoruz.”
DEPREM DEĞİL, BİNA ÖLDÜRÜR
“Nitekim bizim kültürümüzde komşusu açken tok yatmak tasvip edilen bir durum değildir. Bu inançla tüm Türkiye’nin tek yürek olması suretiyle milletimiz, vatanın her köşesinden deprem bölgesine uzanan muazzam bir dayanışma ve yardımlaşma köprüsü ile tüm dünya medeniyetlerine örnek olacak bir tutum sergilemiştir. Coğrafya bir bakıma üzerinde yaşayanların kaderlerini tayin eden ve onları şekillendiren unsurları da içinde barındırmaktadır. Bu açıdan ülkemizin deprem kuşağında bulunduğunu aklımızdan çıkarmamalı, afetlere hazır ve tedbirli olmalıyız. Bu anlamda afetlere yönelik hazırlık çalışmaları, afet eğitimleri, afet odaklı yapılaşma çalışmaları çok büyük önem arz etmektedir.
“Deprem değil, bina öldürür.” anlayışıyla bölgelerimizin kültürüne uygun; özgün mimaride, az katlı, sağlam binalar inşa edilmesinin gerekliliğini idrak etmemizin yanı sıra 6 Şubat depremleri bize ahlâklı, helâl-haram ölçülerine özenle riâyet eden, mesleğinde ehil kişiler yetiştirmenin gereğini de ortaya koymuştur. Tarihî eserleriyle ünü çağları aşmış Mimar Sinan’ın “Ya herkesin yaptığını en iyi yap ya da hiç kimsenin yapmadığını yap.” düsturuyla hareket ettiğimiz takdirde depremlerden korunmanın ilk adımını atmış olacağımıza inanıyorum.”
RABBİM MİLLETİMİZE BÖYLE BİR ACIYI TEKRAR YAŞATMASIN
“Faruk Nafiz Çamlıbel’in kaleme aldığı “Zelzele” şiirinin “Daha dün gerçek olan bu cennet şimdi düştür / Yeryüzünden bir gece yer altına göçmüştür!” dizeleriyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve milletimize başsağlığı diliyor; deprem bölgesine hiçbir çıkar gözetmeksizin yardıma koşan gönüllülerden ve emeği geçenlerden Allah razı olsun diyorum. Rabbim milletimize böyle bir acıyı tekrar yaşatmasın.”
















