Ulukent’te Tescil Çilesi: Ne Yıkabiliyorlar, Ne Onarabiliyorlar!

Elazığ’ın tarihi dokusunu sırtlayan Ulukent Mahallesi’ndeki tescilli evler, sahipleri için adeta bir “açık hava hapishanesine” dönüştü. Kültür varlığı olduğu gerekçesiyle çivi dahi çakılmasına izin verilmeyen bu kerpiç yapılar, 6 Şubat depremleriyle ağır darbe aldı. Hak sahibi olamayan, kira ödeyecek gücü bulunmayan mahalleli, her an yıkılma tehlikesi altındaki bu evlerde yaşamaya devam ediyor…
Elazığ’ın tarihi dokusunu sırtlayan Ulukent Mahallesi’ndeki tescilli evler, sahipleri için adeta bir “açık hava hapishanesine” dönüştü. Kültür varlığı olduğu gerekçesiyle çivi dahi çakılmasına izin verilmeyen bu kerpiç yapılar, 6 Şubat depremleriyle ağır darbe aldı. Hak sahibi olamayan, kira ödeyecek gücü bulunmayan mahalleli, her an yıkılma tehlikesi altındaki bu evlerde yaşamaya devam ediyor…
Şehrin tarih kokan sokaklarında yükselen cumbalı kerpiç evler, bugünlerde estetik birer yapı olmaktan çok, büyük bir mağduriyetin sembolü haline gelmiş durumda. Günışığı Gazetesi muhabirimiz Fethi Ahmet Yersiz, Ulukent Mahallesi’nde kaderine terk edilen tarihi evleri yerinde inceledi, “Tescil mağduru” olan vatandaşların feryadına kulak verdi.
MEVZUAT VAR, ÇÖZÜM YOK!
Yarım asrı deviren, mimarisiyle geçmişi bugüne taşıyan bu yapılar, kanun nezdinde “tescilli eser” koruması altında. Ancak bu koruma, içerisinde yaşayan dar gelirli vatandaşlar için bir kalkan değil, engel haline gelmiş durumda. 6 Şubat 2023 depremlerinde hasar alan binalarda tek bir tadilat yapılmasına dahi izin verilmezken, bu evlerin “tescilli yapı” statüsünde olması nedeniyle sahipleri afet mevzuatındaki hak sahipliğinden de yararlanamadı.
KİRAYA ÇIKACAK GÜÇLERİ DE YOK, GİDECEK YERLERİ DE…
Evlerin hemen hepsinde hala yaşam devam ediyor. Çatlak duvarların, dökülen kerpiçlerin gölgesinde hayat mücadelesi veren vatandaşlar, çaresizliğini şu sözlerle dile getirdiler: “Bu evler bizim tek sığınağımız. Dar gelirli insanlarız. Evimizi bırakıp gitsek, bugünkü piyasada kira ödememiz imkansız. Ne yıkmamıza izin veriyorlar ne de devlet eliyle bir restorasyon yapılıyor. Başımızı sokacak başka yerimiz yok.”
Metruk halde kalan yapılar, mahalle sakinleri için güvenlik riski oluştururken, içinde oturmaya devam eden vatandaşlar ise tavanın her an üzerlerine çökmesi korkusuyla yaşıyor.
YETKİLİLERE “ACİL” ÇAĞRI
Muhabirimiz Fethi Ahmet Yersiz’in yerinde yaptığı tespitlere göre; Ulukent’teki bu hanelerin mağduriyetinş gözler önüne serdi. Vatandaşlar; Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve ilgili bakanlıklardan, bu binaların ya güvenli bir şekilde restore edilmesini ya da kendilerine yaşanabilir bir konut hakkı tanınmasını bekliyorlar.
ÖZEL HABER-FETHİ AHMET YERSİZ
Şehrin tarih kokan sokaklarında yükselen cumbalı kerpiç evler, bugünlerde estetik birer yapı olmaktan çok, büyük bir mağduriyetin sembolü haline gelmiş durumda. Günışığı Gazetesi muhabirimiz Fethi Ahmet Yersiz, Ulukent Mahallesi’nde kaderine terk edilen tarihi evleri yerinde inceledi, “Tescil mağduru” olan vatandaşların feryadına kulak verdi.
MEVZUAT VAR, ÇÖZÜM YOK!
Yarım asrı deviren, mimarisiyle geçmişi bugüne taşıyan bu yapılar, kanun nezdinde “tescilli eser” koruması altında. Ancak bu koruma, içerisinde yaşayan dar gelirli vatandaşlar için bir kalkan değil, engel haline gelmiş durumda. 6 Şubat 2023 depremlerinde hasar alan binalarda tek bir tadilat yapılmasına dahi izin verilmezken, bu evlerin “tescilli yapı” statüsünde olması nedeniyle sahipleri afet mevzuatındaki hak sahipliğinden de yararlanamadı.
KİRAYA ÇIKACAK GÜÇLERİ DE YOK, GİDECEK YERLERİ DE…
Evlerin hemen hepsinde hala yaşam devam ediyor. Çatlak duvarların, dökülen kerpiçlerin gölgesinde hayat mücadelesi veren vatandaşlar, çaresizliğini şu sözlerle dile getirdiler: “Bu evler bizim tek sığınağımız. Dar gelirli insanlarız. Evimizi bırakıp gitsek, bugünkü piyasada kira ödememiz imkansız. Ne yıkmamıza izin veriyorlar ne de devlet eliyle bir restorasyon yapılıyor. Başımızı sokacak başka yerimiz yok.”
Metruk halde kalan yapılar, mahalle sakinleri için güvenlik riski oluştururken, içinde oturmaya devam eden vatandaşlar ise tavanın her an üzerlerine çökmesi korkusuyla yaşıyor.
YETKİLİLERE “ACİL” ÇAĞRI
Muhabirimiz Fethi Ahmet Yersiz’in yerinde yaptığı tespitlere göre; Ulukent’teki bu hanelerin mağduriyetinş gözler önüne serdi. Vatandaşlar; Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve ilgili bakanlıklardan, bu binaların ya güvenli bir şekilde restore edilmesini ya da kendilerine yaşanabilir bir konut hakkı tanınmasını bekliyorlar.
HABER. HİRANUR DOĞAN


















