Bir ülkenin asıl gücü tankı, topu, tüfeği değil; imanlı ve inançlı gençliğidir


Sözlerime başlarken hepinizi en kalbi duygularımla; saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde meydana gelen menfur saldırılar sonucunda canımızdan canlar gitmiş, âdeta nefesimiz kesilmiş ve milletçe derin bir teessüre boğulmuş durumdayız. Bu vesileyle, yaşanan bu acı olaylarda vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize sabırlar diliyorum.
Yaşanan bu acı süreci yakından takip etmekle birlikte, yetkili mercilerden kamuoyunu tatmin edecek bir özeleştiri beklemekteyiz. İktidar mensuplarının; uygulanan yanlış politikaların, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının ve okullarımızın güvensiz, disiplinsiz hale getirilmesinin sorumluluğunu üstlenip üstlenmeyeceklerini sormak istiyoruz. Okullarımızda ahlak ve maneviyatın tükenme noktasına gelmesinde payı olanların, “Bu işin sorumlusu biziz” erdemini göstermelerini bekliyor ancak maalesef bugüne kadar yetkili ağızlardan bu tavrı göremiyoruz.
Bizler, Milli Görüş mensupları olarak yıllarca sokak sokak, meydan meydan gezerek “Önce Ahlak ve Maneviyat” diye haykırdık. Bizler istedik ki; eğitim yuvalarımızda evlatlarımıza sadece akademik bilgiler değil; merhamet, vicdan, emanete sadakat ve kul hakkı gibi bizi biz yapan ulvi değerler de öğretilsin.
Fakat maalesef ki süreç içerisinde iktidar, gerek uyguladığı hatalı politikalarla gerekse medya kanalıyla (özellikle televizyon dizileri aracılığıyla) pompalanan yozlaşmış kültüre göz yumarak çocuklarımıza Batı hayranlığının, gücün, korkunun ve şiddetin enjekte edilmesine müsaade etmiştir. Geldiğimiz bu acı noktada gençlerimiz; günahı, helali, haramı ve vatan sevgisini idrak etmekten uzaklaştırılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
Bugün buradan tüm yetkililere ve eğitim politikalarını belirleyen mercilere sesleniyoruz. Köklerine bağlı, imanlı ve inançlı bir nesil yetiştirmek ve bu tür toplumsal acıların bir daha yaşanmasını önlemek adına aşağıdaki adımların ivedilikle atılması elzemdir:
Okullarımızda vakit kaybetmeksizin ahlak ve maneviyat merkezli, milli ve yerli bir eğitim sistemine geçilmelidir.
Zedelenen ve yere düşürülen öğretmenlik onuru ve itibarı derhal ayağa kaldırılmalıdır.
Eğitim yuvalarımızda huzur, disiplin ve güvenlik eksiksiz bir şekilde yeniden tesis edilmelidir.
Sözlerime, yolumuzu aydınlatan Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın şu veciz ve anlamlı sözüyle son vermek istiyorum:
*”Bir ülkenin asıl gücü tankı, topu, tüfeği değil; imanlı ve inançlı gençliğidir.”*
Tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor, kamuoyunu saygıyla selamlıyorum.
HABER. ERTUĞRUL. DEMİR
















