Bir Palu Kabusu: Beyin Yiyen Kırdık


Elazığ Palu’nun yüksek köylerinde hâlâ gece yarısı aniden uyananlara tembih edilir: Eğer kulağına bir ses “gel” derse sakın kalkma; çünkü o ses seni cennete değil, Kırdık’ın sofrasına çağırıyordur…
Elazığ’ın Palu ilçesinde nesilden nesile aktarılan korkunç bir inanış, bölge halkının uykularını kaçırmaya devam ediyor. Yerel efsaneye göre, geceleri ortaya çıkan “Kırdık” isimli doğaüstü varlık, kurbanlarını hipnotize ederek uçurumlardan aşağı sürüklüyor.
Palu’nun yüksek kesimlerinde yankılanan efsaneye göre, Kırdık adı verilen gizemli varlık, avını en savunmasız anında yakalıyor. İnsanların tam dalmak üzere olduğu veya uykudan yeni uyandığı o puslu “geçiş” anında ortaya çıkan bu varlık, kurbanının kulağına adeta bir ninni gibi fısıldıyor:
Bu ses o kadar tanıdık, o kadar huzurlu gelir ki uyku sersemi olan kişi buna karşı koyamaz. Kırdık’ın görünmez iplerine bağlanan ruh, yatağından bir gölge gibi kalkar. Ayakları yere basmaz gibidir; taşlı yolları, dikenli patikaları bir rüya bahçesinde yürür gibi geçer.
Kırdık kurbanını dağın en sivri kayasına, boşluğun tam ağzına kadar götürür. Rüzgarın uğultusu, Kırdık’ın son vasiyetiyle birleşir:
Kurban, kanatları varmışçasına kendini o sonsuz karanlığa bırakır. Kayalara çarpan bedenin sesi vadide yankılanırken, Kırdık bir gölge gibi uçurumun dibine süzülür.
Anlatılan odur ki; Kırdık sadece can almaz. O, asıl ziyafetini kurbanın parçalanmış bedeni üzerinde kurar. Soğuk parmaklarıyla bedenden ayırdığı beyni büyük bir iştahla tüketir. Palu’nun yaşlıları der ki:
“Kırdık beyni yediğinde, sadece eti değil; o insanın anılarını, hayallerini ve en nihayetinde ruhunu da yutmuş olur.”
Artık o kişiden geriye ne bu dünyada ne de öte dünyada bir iz kalır. O artık Kırdık’ın karanlığında hapsolmuş bir hiçliktir.
HABER. ERTUĞRUL. DEMİR















