BİRDE ELEŞTİRİ KABUL ETMEZLER?
Eyyy Elazığ Basını kimi nerede ve nasıl yetirdin de neyi ile övünüyorsun?
Şimdi kaleme almayayım dedim ama; doğruları da söylemeden olmaz ki…
Gazetemizin, ajansımızın imtiyaz sahibi Fatih Ahmet Yersiz’in başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Samsun, Niğde ve Kıbrıs gibi yerlerde çekim yaptığı tüm Türkiye biliyor.
Yersiz’i göğe çıkartmak birilerini de yermek bizim işimiz değil.
Fatih Ahmet Yersiz’e bu fırsatı sunan değerli insanları tek tek yazmak olmaz. Çünkü onlar kendilerini bildiği gibi isimlerini de lansa ettirmeyen kişiler.
Gelelim yazımın başına ve esas konuya.
Geçtiğimiz hafta içi Kocaeli’nde düzenlenen bir organizasyonda Fatih Ahmet Yersiz’e basın ödülü verildi.
Bu konu hakkında da bilgi aktarımı yapmayacağım diyen de kendisi.
Elazığ’da dedikodu furyası almış başını gitmiş durumda.
Ben soruyorum siz eyyyy değerli basın mensupları?
Elazığ’da yaptığınız basın ödüllerinde kimlere ve neye göre ödül verdiniz?
Kendi kendinize yaptığınız programda emek sarf edenlerin kaçının adını sayarsınız?
Mesele Fatih Ahmet Yersiz değil.
Mesele değer bilme ve de mesleği kimin ve nasıl icra ettiğidir.
Tebrik etmezsek taş atalım mantığı halen daha devam etmekte.
Elazığ’da ofisi olan, internet sitesinden de günlük haber akışı yapılan ve de ajansından da organizasyonların yapıldığı bir yerde taş atma adına ‘’Memleketi terk etti’’ gibi söylemler sürekli deva etmekte.
Kendisinin kurduğu ekiple Elazığ’da devam eden bir basın çalışmaları bu tür taş atmalara rağmen inadına devam edecektir.
Bu konuyla alakalı bilgi aktarımı yapma gereği duydum.
Bende bu basın kuruluşunun bir parçası olarak etkilenmemek elde değil.
‘’Gizemli Muhbir’’ adı altında dile gelmeyen konuları gün yüzüne çıkartma derdindeyim.
Yoksa ismimi açıklamam da sıkıntı yok. Kaleme aldığım konuların önemine binaen farklı bir tarz yaratmak istedim.
Kimseden korkumuz ve çekingenliğimiz yok.
Kaleme aldığımız konularda da kurum adı, kişi adı asla kullanmam.
Kişinin yaptığı kendisini bağlar.
Eleştiri noktasında da konuyu anlatma adına mevzuları geniş çerçeveden bakmak için perde arkasında var olan konuları gün yüzüne çıkartma amacındayım.
Evet ilimizde basın mesleği bitme noktasındadır.
Kes, kopyala ve de yapıştır mantığı ile meslek yaptığını iddia eden çok sayıda kişiler var.
Eğitimini almış, yıllar içerisinde yoğrulmuş emekçi basın mensupları bu konuyu ciddi manada masaya yatırmalı.
Cemiyet sayılarının artışı, internet gazeteciliğinin yaygınlaşması, eline telefon alan kişilerin sosyal medyacılık oynaması gibi konular bu mesleği hep eleştiri moduna sokmakta.
Kendi evladınıza sahip çıkmak yerine çamur atmak ne derece doğru tartışılır.
Özel haber yapmak bu kadar mı zor?
Kamerayı alan kişi güncel konuların dışında farklı bakış açılarıyla özel haber yapmalı.
Hem ilin sorunları hem de ulusal açıdan farkındalık yaratılmalı.
Gazetecilikte bir söz vardır; ‘’Köpeğin insanı ısırması önemli değil; insanın köpeği ısırması haberdir’’ derler.
Bir elinde kamera ya da fotoğraf makinası, diğer elinde de not defteri olmalı.
Gazetecilik bir meslek.
Bir tutku,
Bir aşk,
Bir merak,
Bir sevgidir.
Bunları bilmeyen; anlayamaz ve idrak edemez.
Para kazanma ve reklam peşine düşenlerin sonu hep hüsran oluyor.
Fatih Ahmet Yersiz’den konuyu açtık yine onunla yazımızı tamamlayalım.
Beyler meşgul olduğunuz meslek gazetecilik.
Bu meslek çok ama çok nankör bir meslek.
Ama siz siz olun mesleğinize dört elle sarılın ve görmediğin ve duymadığın mevzular hususunda eleştiride bulunma.
Herkesin bir evi, çocukları ve itibarı var.
Çamur at izi kalsın mantığını unutun.
İyilikten öte bir şey yok.
Fatih Ahmet Yersiz’e de şunu söylemek gerekir; yolun ve bahtın açık olsun. Yüce Mevla seni hep iyi insanlarla karşılaştırsın.
