Elazığ Cem Kültür Vakfının düzenlemiş olduğu 21. Aşure Programı’nda aşure ikramı yapıldı.


Muharrem ayı nedeniyle Elazığ Cem Kültür Vakfının düzenlemiş olduğu 21. Aşure Programı’nda aşure ikramı yapıldı. İl protokolünün de katıldığı programda birlik ve beraberlik mesajları verildi.
Muharrem ayı nedeniyle Elazığ Cem Kültür Vakfının düzenlemiş olduğu 21. Aşure Programı’nda aşure ikramı yapıldı. Cemevi’nde düzenlenen programa; Elazığ Vali Yardımcısı Ömer Faruk Ateş, Cumhuriyet Halk Partisi Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ AK Parti İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, 26. Dönem Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, sivil toplum örgütlerinin başkanları, Elazığ Kent Konseyi Başkanı Nafiz Koca, muhtarlar, Cemevi dedeleri ve vatandaşlar katıldı..
MUHARREM AYI SADECE YAS AYI DEĞİLDİR
Elazığ Cem Kültür Vakfı Başkanı Cafer Yeşil, 21. Aşure Programı’nda Kerbela’nın İslam tarihinin en önemli ve en hüzünlü olaylarından biri olduğunu belirterek, “Bugün burada İslam tarihinin en önemli ve en hüzünlü olaylarından biri olan Kerbela’yı anmak, Hazreti İmam Hüseyin’in yol arkadaşlarının hak, adalet ve insanlık uğruna verdikleri can eylemini bir kez daha hatırlatarak bir araya gelmiş bulunmaktayız, değerli canlar. Muharrem bizler için sadece bir yas ayı değildir. Muharrem ayı aynı zamanda birlik, beraberlik, kardeşlik ve vicdan muhasebesi günüdür. Kerbela’da yaşanılan zulme karşı direnişin, haksızlığa boyun eğmemenin ve insanlık onurunu korumanın sembolünü oluşturur.” dedi.
SEVGİ, HOŞGÖRÜ VE ADALET ÇAĞRISI
Kerbela’nın haksızlığa karşı direnişin simgesi olduğunu dile getiren Yeşil, “İmam Hüseyin’in yetmiş iki yol arkadaşıyla birlikte ortaya koyduğu duruş, asırlardır insanlığa ışık tutmaktadır, değerli canlar. Onlar bize hangi şart altında olursa olsun doğruluktan, adaletten ve hakikatten vazgeçmemeyi öğrettiler. Bugün bize düşen görev, Kerbela mesajını doğru anlamaktır. İnancımızda kin ve nefrete asla yer yoktur. Kin ve nefret yerine sevgi ve hoşgörüyü, ayrılık yerine birliği, dayanışmayı ve adaleti, yine aynı hakikati savunmak zorundayız. Çünkü yarın insan adaletten habersiz olursa, hakikatten uzak olursa, insanlıktan uzak olursa o zaman bir arada olmanın bir gereği yoktur. Onun için bizim şu anki duruşumuz, özellikle insanoğlunun duruşu sağlam ve düzgün olmalıdır. Çünkü Hazreti Hüseyin’in mücadelesi doğruluk üzerindeydi. Hazreti Hüseyin’in mücadelesi mazlumun yanında yer alıp zalimden kaçınmaktı. Bu vesileyle başta Hazreti Hüseyin olmak üzere Kerbela şehitlerini rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin, verdiğimiz lokmaların Hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.
GÜRSEL EROL: İSLAM DÜNYASI EHLİBEYT’E SAHİP ÇIKTI
Gürsel Erol, katıldığı aşure programında bugünün hem İslam tarihi hem de Alevi inancı açısından derin acılar taşıdığını belirterek, “Bugünün hem İslam tarihinde hem de Alevi inancında açtığı derin yaralar var. Hazreti Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesi ve ondan sonraki süreçle ilgili Hazreti Hüseyin’in bütün İslam dünyasında saygıyla anılması, Peygamber Efendimizin torunu, Ehlibeyt olarak anılması aslında bize bir gerçeği gösteriyor. Düşünün ki Hazreti Hüseyin’i Muaviye’nin oğlu Yezit şehit ediyor ama İslam dünyasında ne Muaviye’nin ne de Yezit’in ismi yaşamadı. Yani dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi İslam topluluğuna giderseniz gidin ne Muaviye adını ne de Yezit adını göremezsiniz. Ama Anadolu’nun hangi iline giderseniz gidin; Karadeniz’de, Trakya’da, Ege’de, Doğu Anadolu’da, Akdeniz Bölgesi’nde etnik kökeni ne olursa olsun, ister Laz olsun ister Karadenizli olsun, Alevi olsun, Sünni olsun, Çerkez olsun, Gürcü olsun, Kürt olsun, her evde bir Hüseyin var, her evde bir Ali var, her evde bir Hasan var. Bu neyi gösterir bize? Bu aslında Ehlibeyt soyuna yapılan haksızlığa İslam dünyasının sahip çıktığını gösterir. Ve İslam dünyasının Ehlibeyt’e sahip çıkması tarih boyunca da yaşayıp günümüze gelmiştir. Bugün Türkiye’nin birçok ilinde bu Muharrem ayı saygıyla anılarak Hazreti Hüseyin’in de Ehlibeyt’in de geçmişte yaşanan haksızlıklarla ilgili süreci herkes dile getirmektedir.” ifadelerini kullandı.
BİZİM İÇİN HAZRETİ ALİ DE ATATÜRK DE DEĞERLİDİR
Alevi inancı ve Muharrem ayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erol, “Sevgili hemşerilerim, biz dua verirken ‘Ya Allah, ya Muhammed, ya Ali’ diye dua veririz. Dualarımıza böyle başlarız. Ama Alisiz Alevilik diye, İslam dışı Alevilik diye yeni söylemlerle de karşı karşıyayız. Bizim için Hazreti Muhammed Allah’ın yol göstericisi, inançlarımızın, değerlerimizin temsilcisi; Hazreti Ali ise Allah’ın aslanı olarak bilinir bizim inançlarımızda. Yani biz aslında Alevi toplumu olarak İslamiyet’in özüyüz. Hazreti Ali ve Hazreti Ali’nin çocukları, Ehlibeyt, Peygamber Efendimizin soyundan gelmişlerdir. Bunun için bugünlerimiz bizim için önemlidir. Aynı zamanda Anadolu’daki bütün Alevi evlerinde salondan içeri girdiğiniz zaman sizi iki tane resim karşılar. Bir tarafta evin en güzel köşesinde inançlarımızdan dolayı Hazreti Ali’nin resmi vardır, diğer köşede ise Alevi toplumunun Cumhuriyet’e olan sadakatinden dolayı Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi vardır. Yani Ali de bizimdir, Atatürk de bizimdir! Alevi toplumunun yaşam tarzı, kültürü ve geleneği buralardan gelir.” dedi.
GÜRSEL EROL’DAN GENÇLERE ÇAĞRI
Gençlere de çağrıda bulunan Erol, “Gençler, özellikle sizlere de seslenmek istiyorum: Hiçbir zaman aslınızı, astarınızı, soyunuzu, sopunuzu inkâr etmeyin. Çoğu zaman dışlanabilirsiniz; aslınızdan, soyunuzdan, sopunuzdan dolayı kendinizin mağdur edildiğini düşünebilirsiniz ama hiçbir zaman kendi soyunuzu, geçmişinizi, kültürünüzü unutmayın. Çünkü sizin kültürünüzde Hacı Bektaş-ı Veli var, Pir Sultan Abdal var, Nesimi var; bizim zengin bir kültürümüz var. Ve bizim kültürümüz insanlığın, kardeşliğin, yetmiş iki milletin birliğini, insan sevgisini önceleyen bir kültürdür. Bulunduğunuz her yerde devletinize, vatanınıza, milletinize sadakat içinde olun, soyunuzu sopunuzu inkâr etmeyin ve inançlarınızdan asla taviz vermeyin diyorum. Muharrem ayınızı tekrardan kutluyorum.” ifadelerini kullandı.
AŞURE BİRLİK VE BERABERLİĞİN SİMGESİDİR
Elazığ Vali Yardımcısı Ömer Faruk Ateş, Muharrem ayının birlik ve beraberliğin simgesi olduğunu, aynı zamanda Kerbela şehitlerinin önemine dikkat çekerek, “Muharrem ayınız kutlu olsun. Kerbela şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın diyoruz. Tabii bu ay içerisinde gerçekleştirmiş olduğumuz Aşure Günü bizlere çok büyük mesajlar da vermektedir. İşte aynı kabın içerisinde farklı ögelerin bir araya gelmesiyle oluşan aşure; birlik, beraberlik, bir arada olmayı, sevgiyi ve hoşgörüyü bize mesaj verir. Yaptığımız bu yemeği kapı kapı dolaşarak eşe, dosta, komşuya ikram etmek paylaşmayı simgeler ve nihayetinde de bize şükrü öğütler. Temennimiz; bu birlik, beraberlik ve hoşgörünün bozulmaması, ebediyen sürmesidir. Bu vesileyle hepinizin Muharrem ayını tebrik ediyorum.” dedi.





















