KİME VE NEYE GÖRE BU İŞLER…
İlimizde spor faaliyetleri her alanda tüm hızıyla devam etmekte. Fakat en önemli husus ve ilk manşet konumuz Elazığspor.
Bir sezonun başarısı ve finale doğru gidilen yolda kimler ve ne kadar hata yaptı bunları ele alalım isterseniz?
Batman takımının bir üst lige çıkması ile 2. takım olarak da tüm gözler ilimizi temsil eden Elazığspor olmuştu.
Statü gereği 2. Takım takımın 5. Takım ile 3. Takımın da 4. Takım ile karşılaşması belirlenmiş biz Adana 01 takımıyla eşleşip bu büyük engeli aşmıştık.
Finalde de Muğlaspor karşılaştık.
Elazığ’dan çok sayıda araçlar ve hava yolu da ek seferler düzenlendi.
Bursa şehri bordo beyaz renklere büründü.
Fakat oyuncular rakibi küçük gördü ki; 90 dakika ciddi atağı pek yoktu.
Teknik ekip de uzatmaları, sakatlığı ve de penaltıları dikkate almadığı gün gibi ortaya çıktı.
Eski hocamız Mustafa Sarıgül takımın gücünü bildiği için defansa çektiği takımını psikolojik olarak hazırladı.
Bizler de penaltıcılarımızı uzatmalarda oyun dışı aldık ve de son penaltıyı kaleci kullanır duruma getirdik.
Sahada oyuncu kalmadı mı ki kaleci kale vuruşunu kullanıyor?
Kimin kiminle ne husumeti olursa olsun.
Burası Elazığspor.
Son final maçımıza çıkıyoruz. Maç sonrası ne karar alırsanız alın ve kararı verin.
Son dakika yaşanan kötü olaylar sahaya yani takıma yansıtılamaz…
Teknik patron da yaşanan tüm olaylara neşter vurmalıydı.
Kimin haklı ya da haksız demeden.
Final maçında tüm oyuncular ayakları kırılırcasına mücadelelerini ortaya koymalılardı.
Teknik patron tv ekranında kendisine elbise alan iş adamlarına teşekkür edeceğine oyuncularını psikolojik olarak hazırlamalıydı.
Herkes şapkasını önüne alıp düşünmeli; nerede yanlış yaptım diye.
Başta oyuncular, teknik ekip, yöneticiler ve kulüp başkanı.
Kimse bir ilin köklü takımı üzerinden kendince siyaset yapamaz.
Kulüp başkanı çok iyi niyetli bir insan olabilir ama Şahin başkanın kardeşi Mustafa Şerifoğulları’nın her konuya müdahil olmasına müsaade etmemeliydi.
Bülent Yenihayat, Fırat Gül, Mustafa Sarıgül, Adem Çağlayan ve son olarak Erkan Sözeri’nin her işine Mustafa Şerifoğulları müdahil oldu mu olmadı mı?
Bu hocaların gelişi, oyuncular ile görüşme, transferler ve de kadro belirlenmesinde tek isim olarak Mustafa Şerifoğulları çıkıyor.
Mustafa Şerifoğulları kulüp başkanı mı?
- Başkan mı?
Futbol şube sorumlusu mu?
Menajer mi?
Teknik Direktör mü?
İdareci olmak hiç de kolay bir görev değil.
Futbol oynarsınız, taraftar olursunuz, futbolu çok ama çok seversiniz ama yönetici olamazsınız.
Takıma ekonomik ve psikolojik destek sağlayan ilimizin Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’dır.
Bunu inkâr eden yok. Fakat kardeşinin her yaptığı hamle abisine kötü sonuçları doğurur oldu.
Bizlerde bunları kalem almalıyız.
Dile getirilmez ise daha kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Bir konuyu daha dile getireyim isterseniz; Serkan Çakır başkan olsaydı Van deplasmanı ve iç saha maçlarımızda tartışma olmazdı.
Barış sürecinde deplasmanda yaşananlar ve iç saha maçımızda başkanımızı farklı bilgiler verilerek mikrofanla yapılan konuşması hiç de iyi olmadı.
Beyler birilerinin kral çıplak demesi şart.
Kulüpler çocuk oyuncağı gibi davranılacak yerler değil.
