ELAZIĞ’DA GENÇLİK TEHLİKEDE Mİ?
ELAZIĞ’DA GENÇLİK TEHLİKEDE Mİ?
Son yıllarda Elazığ’da sokakta, parklarda, ara caddelerde ve bazı metruk alanlarda gördüğümüz manzaralar toplum adına ciddi bir alarm vermeye başladı. Özellikle yaşı küçük gençlerin ve hatta genç kızların uyuşturucu batağına sürüklendiğine dair görüntüler, vatandaşların vicdanını sarsıyor.
Bir zamanlar mahalle kültürüyle, aile yapısıyla ve manevi değerleriyle örnek gösterilen şehirde bugün ailelerin en büyük korkusu çocuklarını kötü alışkanlıklardan koruyabilmek olmuş durumda. Artık birçok anne baba “Çocuğum kimlerle geziyor?”, “Nereye gidiyor?” endişesiyle yaşıyor. Çünkü uyuşturucu tehdidi sadece belirli çevrelerin değil, toplumun tamamının sorunu haline geldi.
Özellikle son dönemde uyuşturucu komasına girdiği iddia edilen gençlerin görüntüleri kamuoyunda büyük tepki topluyor. Bu görüntüler yalnızca bir asayiş meselesi değil; aynı zamanda sosyal çöküşün, yalnızlaşan gençliğin ve sahipsizlik hissinin de göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Elbette güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlar önemli. Ancak sadece operasyon yapmak yeterli değil. Çünkü mesele yalnızca yakalamak değil, gençleri bu bataklığa düşmeden kurtarabilmek. Eğitimden aile yapısına, sosyal faaliyetlerden psikolojik desteğe kadar geniş kapsamlı bir mücadele gerekiyor.
Bugün gençler sosyal medyanın etkisi, işsizlik, umutsuzluk ve yanlış arkadaş çevresi nedeniyle büyük risk altında. Spor alanlarının yetersizliği, gençlere yönelik sosyal projelerin eksikliği ve bazı bölgelerde denetimsizlik de bu tabloyu daha ağır hale getiriyor.
Artık herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor: “Bu şehirde gençlerimizi gerçekten koruyabiliyor muyuz?”
Çünkü kaybedilen her genç, aslında geleceğimizden eksilen bir parçadır. Elazığ’ın yeniden güvenli, huzurlu ve gençlerin umutla yaşayabildiği bir şehir olması için toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesi gerekiyor. Sessiz kalmak ise bu tehlikenin büyümesine neden oluyor.
